Haftanın Dolabı: @ZeynepAydemir

Fox Tv’de yayınlanan ”Kalbimdeki” dizisinin Şebnem karakterini canlandıran oyuncu Zeynep Aydemir’e stili hakkında merak ettiklerimizi sorduk.

zeynepaydemir_dergi

1- ModaCruz’u nereden duydunuz ve ilk düşünceniz ne oldu? 

ModaCruz’u ilk oyuncu arkadaşlarımdan duydum ve harika bir fikir olduğuna karar verdim. İtiraf edelim hepimizde alışveriş hastalığı var ve dolabımızda bir sürü artık kullanamadığımız, çekimlerde 1-2 kere giydiğimiz ya da hediye gelen ürünler duruyor. ModaCruz onları değerlendirme fırsatı yaratıyor. 

Maddi getirisi bir yana, fazlalıklardan arınmak, yeniye yer açmak, verimli bir şekilde kullanamadığımız ürünleri gerçek sahiplerine ulaştırma fikri hem eğlenceli hem de rahatlatıcı oluyor. 

2- Dolabınızda olmazsa olmaz parçalar neler?

 Jean’ler olmazsa olmaz parçalarım. Hem rahat hem de şık görünmenin kestirme yolu diye düşünüyorum. 

3-Sezonun trendlerinden ‘’İşte bu tam bana göre!’’ dediğiniz hangisi?

Trendleri ciddi şekilde takip eden biri olduğumu söyleyemem. Ben proporsiyonuma uygun olan, kendimi rahat ve iyi hissettiğim kıyafetleri seçerim. Günümüzde modanın zamansız olduğunu düşünüyorum. Modacı arkadaşlarımdan her yedi yılda bir modanın güncellenerek tekrar ettiğini duyuyorum. Bu yüzden aslında olabildiğince özgün ve kendi tarzımı yaratarak giyinmeyi tercih ediyorum. Herkesin beğendiğini değil kendi zevkimi ve rahatımı önemserim. 

4-‘’Keşke tekrar moda olsa!’’ dediğiniz bir trend var mı?

Keşke hiç moda olmasaydı dediğim aşırı sivri burunlu ayakları büyük ve çirkin gösteren botlar var mesela…

5-Çantanızdan hiç ayırmadığınız 3 şey nedir?

Rujum, güneş gözlüğüm ve kullandığım parfümün çanta boyu.

6-Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Mekana, zamana ve iklime göre tarzım değişir. Yazın hava sıcak olduğu için daha dekolte kıyafetler tercih ederken kışın çok daha sportif ve kat kat giyinirim. Şık diye bir kabanı giymem mesela mutlaka kaz tüyü olmalı ya da sıcak tutan kaşmir en sevdiklerimden. Yazın da terleten polyesterleri sevmem. İpekli ya da koton kumaşlar almaya çalışırım. Yani bir ürünü alırken malzemesi benim için önemlidir. İçindeki etiketleri mutlaka okurum. Ayakkabılarda da malzeme ve rahatlığa dikkat ederim. Sağlık ve şıklık paralel gitmeli.  Sete ve tiyatro kulisime giderken eşofman giyerken, özel hayatımda daha özenli olmaya çalışırım. Sonuçta sizi hiç tanımayan biri kıyafetlerinizle hakkınızda fikir sahibi olur.  İş ortamında konsantrasyonum kendimde değil oynadığım karakterdedir. Benim ne sevdiğim, ne giydiğim değil oynadığım karakterin tercihleri mühimdir. Dolayısıyla çalıştığım yerde kimliksiz bir rahatlık amaçlarım. Hazırlık aşamasına girdiğim an zaten kendi kıyafetlerimden hızla sıyrıldığım ve başka biri olduğum süreç başlar. Özel hayatımda ise kendime ve başkalarına karşı saygılı olmak adına özenli ama kendimden ve rahatımdan uzaklaşmadan giyinmeye çalışırım. Jean giymeyi seviyorum diye bir düğüne asla jean pantolonumla gitmem. Ortam ve mekanın gerekliliklerine dikkat ederim. 

 7-Modanın bir paylaşım ağı yaratıp kadınların ekonomisine katkı sağlaması hakkındaki düşünceleriniz neler?

Moda yüzyıllardır kadınların vazgeçemediği çok ciddi bir sektör. Tarihe dalacak olursa Avusturya’lıların meşhur Sisi karakteri var mesela. Tam bir moda ikonu! Giydikleri, saç modelleri, diyetine ve sporuna olan tutkusuyla Sisi Viyana’da sanata ve sosyal hayata damgasını vurmuş.  Müzesi yapılmış ve ziyaretçi akınına uğruyor. Onun gibi başka örneklere bakacak olursak modayı küçümsemek büyük hata olur. Bu kadar önemli bir sektör ekonomik olarak bütçesi olan olmayan herkesi ilgilendirir ve etkiler düşüncesindeyim. Dolayısıyla oluşturulan bu paylaşım ağı bana çok mantıklı ve iyi niyetli geliyor. Duyarlı ve akıllı kadınların birbirlerine el vermesi, var olan çarka uyum sağlaması ve kazanç elde etmesine saygı duyuyorum. 

Zeynep Aydemir’in ModaCruz dolabını kurcalamak için tıkla!

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir